Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Seyyid Behru’l Ulum, Samarra’ya teşerrüf etmek için yalnız olarak yola koyulur. Yolda İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın günahları bağışladığına dair rivayetler hakkında düşünmeye başladı. O sırada atıyla bir Arap yaklaşarak ona selam verir. Sonra şöyle bir soru yöneltir: “Seyyid! Hangi konuda böyle derinlere dalmış, ne düşünüyorsun? Eğer ilmi bir konuysa şayet bende ilim ehliyimdir.”
Seyyid Behru’l Ulum şöyle buyurdu: “Bunu düşünüyorum ki Allah Teala, bunca sevabı imam Hüseyin (a.s) ziyaretçileri ve ona ağlayanlar için vermekte. Örneğin ziyaret için her attığı adım için bir hac ve umre sevabı amel defterine yazılmakta ve bir damla gözyaşı tüm küçük ve büyük günahların bağışlanmasına sebep olmakta!” atlı Arap şöyle buyurdu: “Şaşırma! Ben senin için bir örnek vereceğim konu çözülecektir. “Bir kral, saraydakilerle birlikte avlanmak için yola çıkar. Av sahasında yanındakilerden uzaklaşır ve tek başına kalarak kaybolur. Son derece zorluklara ve sıkıntılara düşer. Aşırı derecede acıkır. Birden uzakta bir çadır görür ve o çadıra doğru gider. Çadıra yaklaştığında orada yaşlı bir kadınla bir çocuğu görür. Çadırın kenarında süt veren bir keçi vardır. Bu keçinin sütüyle bu yaşlı kadınla çocuğu geçimini sağlmaktadırlar. Kralın gelmesiyle onu tanırlar, ama ona ikram edecekleri hiçbir şeyleri olmadığı için keçiyi kesip kızartarak ona ikram ederler. Kral, geceyi orada geçirir ve bir sonraki gün yola koyulur. Ve bir yolunu bularak adamlarını bulur. Onlara yaşadıklarını anlatır. Kral, ‘eğer yaşlı kadınla çocuğunun bu yaptıklarına karşılık vermek istersem ne yapmam gerekir’ diye onlardan düşüncelerini ister. Birisi der ki ‘ona yüz koyun verin.’ Vezirlerden olan başka birisi ‘yüz koyun verin ve yüz akçe verin’ der. Başka birisi ‘falan çiftliği verin’ der. Kral der ki her ne verirsem azdır. Çünkü onlar neleri vardıysa bana verdiler. Bende neyim varsa onlara vermeliyim ki böylelikle onlarla ödeşmiş olayım.”
Sonra atlı Arap Seyyid Behru’l Ulum’a dönerek şöyle buyurur: “Şimdi ey Behru’l Ulum! Seyyid-i Şüheda (İmam Hüseyin) her ne malı, servet vardıysa ve yakını, ailesi, çocukları, kardeşi, kızı, bacısı, başı, boynu ve bedenini Allah yolunda verdi. Dolayısıyla Allah, onun ziyaretçilerine ve ona ağlayanlara bunca sevap veriyorsa, buna şaşırmamak gerekir. Çünkü Allah, Allahlığını imam Hüseyin’e veremeyeceğine göre, onun için yapabileceği her şeyi yapmaktadır. Yani, onun yüce makamlarının dışında ziyaretçi ve ağlayanlara dereceler vermektedir. Tüm bunlara rağmen bunları onun fedakarlığının karşılığı olarak bilmemektedir.” Atlı Arap, bunları dedikten sonra birden Ayetullah Seyyid Behru’l Ulum’un gözlerinden kaybolur gider...
ABNA.İR